Yılanların Özellikleri

January 10th, 2009 by admin

Yılanlar:
Yılanların Özellikleri:

Yılanlar Sürüngenler sınıfının, Suquamata (Pullu Sürüngenler) takımından, Ophidia alttakımına bağlı hayvanlardır. Kertenkeleler ise Suquamata takımına bağlı olmakla birlikte, Lacertilia alt takımı olarak yılanlardan ayrılmaktadır.
Yılan ve kertenlelelerde dişler çeneye yapışık olup, çukurlar içinde değildir. Kafada bulunan quadrat kemiği, kertenkelelerin çoğunda yılanların hepsinde oynaktır.
Vücut silindir şeklinde uzunca biçimlidir, bacaklar bulunmaz ancak bazı ilkel yılanlarda anüs yarığının her iki tarafında mahmuz biçiminde arka ayak kalıntıları bulunmaktadır. Kulaklar körleşmiştir, dış kulak, kulak zarı ve orta kulak bulunmaz ancak, iç kulak vardır, dolayısıyla yılanlar duyamazlar ancak yerdeki titreşimleri algılayabilirler.
Yılanların göz kapağı yoktur, gözün ön kısmında gözü tamamen örten saydam bir tabaka vardır, bu sebepten, gözü sürekli açık görünür. Dil uzunca yapılı ve ucu çatallıdır, yılanın ağzı kapalıyken bile dilini, dudakların ön kısmındaki bir yarıktan dışarıya çıkartılabilir.
Yılanları çoğunda sol akciğer bulunmaz (Boidae familyası hariç onlarda da dol akciğer daha kısadır) bununla birlikte sağ akciğer kuyruğa ulaşacak kadar uzundur ve son kısmı hava kesesi biçimindedir, bu depolanan hava özellikle avını yutarken havasız kalmaması için gereklidir. Yılanlarda mide, karaciğer, böbrek de uzun yapılıdır. Böbrek, testis gibi organlar aynı hizada değildirler. Yılanlarda sidik torbası bulunmamaktadır. Hem yılanların hem de kertenkelelerin erkeklerinde, iki çiftleşme organı bulunur (Hemipenis) kloak yarığı eninedir.

Yılanlar ile Kerenkeleler Arasındaki Farklar:
Bir çoÄŸumuz böyle bir soru karşısında, “Yılanların ayakları yoktur, oysa kertenkelelerin vardır.” diyecektir. Bu pek de doÄŸru bir saptama deÄŸildir çünkü hiç ayağı olmayan yılan biçiminde kertenkeleler olduÄŸu gibi, hala arka ayak kalıntıları bulunan yılanlar da vardır. ÖrneÄŸin ülkemizde hiç bacağı olmayan ve yılandan oldukça zor ayırdedilebilen, dört tür kertenkele yaÅŸaktadır. Anguis fragilis, Ophisaurus apodus, Ophiomorus punctatissimus ve Blanus strauchi uzman olmayan kiÅŸilerin yılan sanabileceÄŸi kertenkelelerimizdendir. Ülkemizde maalesef bu zararsız hatta faydalı hayvanlar çoÄŸu zaman yılan zannedilmekte ve insafsızca öldürülmektedir.

Anguidae Familyasından ayaksız kertenkeleler.

Yılanları Kertenkelelerden ayıran 3 önemli özellik vardır, bunlar:

* Ketenkelelerin kulak delikleri vardır, oysa yılanlar da kulak deliği bulunmaz.
* Ketenkelelerin açılıp kapanabilen göz kapakları vardır, (Gekkonidae familyası, Ophisops, Ablepharus türleri hariç) yılanlarda ise gözü açılıp kapanmayan sabit şeffaf bir plak örter.
* Kertenkelelerin alt çenelerinin iki yan parçası (Mandibula) ön tarafta birbiriyle kaynaşmıştır, oysa yılanlarda bu iki kemik, elastik bir parça ile tutturulmuştur

Yılanların Boyu ve yaşam süreleri:
Genel olarak yılanların boyu, 10 cm ile 10 m arasında deÄŸiÅŸir. Daha uzun boyda olanlarının da mevcut olduÄŸu iddia edilsede bu bilimsel olarak doÄŸru deÄŸildir. Dünyadaki en uzun boylu yılanlara örnek olarak Anakonda‘yı verebliriz (Bilimsel adı: Eunectes murinus)  yaklaşık10 metre, en küçük yılan ise Madagaskarda yaÅŸayan Typhlops reuteri dir ve boyu 10 cm kadardır. Türkiye’de bulunan en uzun yılanın boyu ise en fazla 2 m - 2.3 m dir.
Yılanlar, hayvanat bahçelerinde iyi bakılırlarsa 20-30 yıl arası yaşayabilirler, ancak doğal ortamlarında bu yaşı dolduramadan ya avlanırlar, yada öldürülürler.

Yılanları Duyu organları:
Daha öncede söylediğimiz gibi yılanlar, sağırdırlar ancak yerdeki titreşimleri hissedebilirler bununla beraber, görme duyguları güçlüdür, özellikle hareketli cisimleri çabuk algılarlar. Hem yakın hem uzağı görebilmeye uygun yapıları varsa da, daha çok yakını görmeye alışkındırlar.
Koku alma duyuları da çok gelişmiştir, burun boşluğundaki koku epitelinden başka, iki organ daha vardır, ağız tavanında bulunan bu iki delikli organın adı Jacopson organıdır, yılan dili ile topladığı koku moleküllerini dilini içeriye çektiği zaman bu organa temas ettirir ve kokuyu algılar.
Crotalidae familyasından yılanların gözle burun deliği arasında bir çukurluk vardır bu çukurların içi duyusal doku ile kaplıdır ısıya duyarlı bu organı yılan bir termal kamera gibi kullanır ve uzaktaki bir hayvanın ısısını algılayabilir, bazı yılanlarda bu organ o kadar hassastır ki bir santigrat derecenin yüzde birini bile ayırt edebilir.

Gömlek Değiştirme:
Sağlıklı bir yılan yılda en az 2 veya daha sık gömlek değiştirir, değiştirme zamanı gelince deri matlaşır, gözleri örten şeffaf tabaka matlaşır, iki hafta sürebilecek olan bu işlem sırasında yılan faaliyetini kesip bir yere gizlenir. Deri değiştirdikten sonra hayvan tekrar parlak renkli olur. Yılan gömleği elastik olduğundan çektikçe uzar bu bakımdan yılanın boyu hakkında herhangi bir fikir vermez.

Üreme:
Genellikle yumurtlamak suretiyle üreyen yılanların bazıları canlı doğurur (Engerekler). Türüne göre yılanlar 8-50 arası yumurta bırakabilirler, Engerekler ise 3-12 arası yavru dünyaya getirirler.  Kuluçka devri 2-3 ay sürer bu yılanın türüne ve ortamın sıcaklığına göre değişmektedir. Yavrular 2 yaşına geldiklerinde cinsel olgunluğa erişirler, daha soğuk bölgelerde ise bu 4-5 sene alır.
Engerek gibi canlı doğuran yılanlarda yumurtalar oviduktlar içinde gelişir, yavru ince ve saydam bir zarfla örtülü doğar. Zar hemen doğuştan sonra yırtılır, bazen de doğumdan önce yırtılmış olur, böyle canlı doğuranlara  ovovivipar yılanlar denir. Viperidae (Engerekler), Boidae, Crotalidae Familyalarından yılanlar ovovivipardır.

Yılanlarda Zehir:
Yılan zehrindeki toksik unsurları fizyolojik etkileri bakımından  iki gurup altında toplayabiliriz.
Birinci Grup: Nörotoksin (Neurotoxin) Bunlar sinir sistemi ve iskelet kaslarına giden sinir uçlarında bozukluklar meydana getirir. Bu bozukluklar özellikle beyindeki solunum merkezi ile soluk alıp vermede rol oynayan kaslarda (Bilhassa diyafram) belirgin olarak görülür. Nörotoksinlerin etkisi fazla olduğu durumlarda solunum tamamen durabilir.
İkinci Grup: Hemolytik (Kan parçalayıcı) toksinlerdir. DiÄŸer bir ismi ise Hemapathogen (Kan hastalığı yapan) dir. Bunlar dolaşım sisteminde bozukluk oluÅŸtururr ve çeÅŸitleri oldukça fazladır. ÖrneÄŸin: Kırmızı kan hücrelerini tahrip eden hemolysinler. Kan damarlarının çeperindeki endothelial hücrelerini tahrip edip, kanın damardan dışarıya sızmasına neden olan hemorrhaginler. Damarlarda kanın pıhtılaÅŸmasına neden olan thrombase (=thrombin). Akyuvar ve zehirle temasa geçen diÄŸer doku hücrelerini bozan Cytolysinler. Kanın pıhtılaÅŸmasına mani olan anticoagulin (=antifibrin) ler gibi. Türkiye’deki zehirli yılanlar bu ikinci gruba dahildir ancak zehirleri saÄŸlıklı bir insan için, ölümcül bir etki yapacak güçte deÄŸildir. Bununla birlikte çok ciddi yaralanmalara neden olabilirler.
Zehirli yılan ısırmasına karşı alınacak önlemler, ve tedavi yöntemleri Türkiye’deki Zehirli Yılanlar Bölümünde anlatılacaktır.

Yılanların insanlarla ilişkileri ve faydaları:
Maalesef insanlarda yılanlara karşı korkunç bir nefret ve ön yargı vardır. Masallar, efsaneler, deyimler hep yılan düşmanlığı üzerine kuruludur. Oysa bilinenin aksine yılanlar insanlar için son derece faydalı hayvanlardır.
Tarımda, bağ, bahçe ve tarlalarda bulunan köstebek, tarla faresi gibi zararlı kemirgenleri yiyerek beslendiğinden, tarıma faydası dokunmakta ve bir çok biliçli ziraatçi tarafından yılanlar korunmaktadır. Bir farenin bir defada 10 yavru doğurduğunu ve yavruların bir aylık olunca doğurabilecek olgunluğa geldiğini düşünürsek, bir fare ve onun neslinden yılda yaklaşık 15.000 fare üreyecektir ve her gün bir fare yiyen yılanın faydası daha iyi anlaşılacaktır. Tarlalarındaki yılanları öldüren veya ticari maksatlarla yurtdışına satan kişiler, büyük zararlara uğramış tarlaları fareler tarafından telef edilmiştir. Yurtdışında bir çok yerde fare ve diğer kemirgenlerle mücadele etmek için yılanlar kullanılmaktadır.
Özellikle Türkiye’deki yılanlar söylenenlerin aksine uysal hayvanlardır ve insanlardan kaçarlar, üzerlerine basmadıkça (ki ayakkabısı olan ve uzun pantolon giymiÅŸ birine diÅŸlerini batıramaz) veya bir köşeye kıstırıp rahatsız etmedikçe insanları ısırmazlar. Bu bakımdan onları öldürmek yerine üzerlerine basmamaya dikkat göstermek daha insani bir hareket olacaktır.

Anahtar Kelimeler :yılanlar yılan yilan yilanlar kertenkele kertenkeleler sürüngen sürüngenler surungen surungenler bukalemun engerek yılan resimleri yılan türleri yılan çeşitleri zehirli yılanlar yılanın özellikleri sürüngenlerin özellikleri kertenkele resimleri lenf dolaşımı sürüngen hayvanlar engerek yılanı engerek yılanların özellikleri kertenkeleler viper vipera vipers snake snakes serpent lizard Lacerta Agama sking podarcis ophisaurus ophisops anguis elegans agilis hemidactylus eremias ablepharus blanus budak budaki Atatür Başoğlu basoglu barani baran İbrahim Baran Bayram Göçmen Acanthodactylus turcicus velox komodo varan varanus ovipar vivipar ovovivipar rostral rostrale kloak hemipenis venom venomous antivenom antivenin hemolitik hemolytic nerotoksin neurotoxine temporal ventral dorsal internasal femoral pul plak scale plaque femur femoral plak supralabialia supralabial frontal occipital squamata coluber sauria eryx jaculus jugularis eskülap longissima elaphe coluberidae anguidae lacertidae agamidae viperidae natrix najadum naja gecko princeps vermicularis korkunç panzehir antiserum serum okan çıngıraklı yılan boynuzlu engerek kobra kobra yılanı mamba mercan yılanı deniz yılanı su yılanı yılanı ok yılanı kara yılan sarıyılan bozörük bozyörük insan yiyen yılan yılan sokması yılan sokmaları yılan sokmasında ilkyardırm ilkyardım

Kaynak : reptile.fisek.com.tr

hayvanansiklopedisi.com

Yılanlar ve Kertenkele Hakkında Sık Sorulan Sorular

January 10th, 2009 by admin

Sürüngenler Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
* Türkiye’de kaç tür kertenkele vardır?
* Türkiye’de kaç tür yılan vardır?
* Türkiye’de zehirli kertenkele var mıdır?
* Türkiye’de zehirli yılan var mıdır?
* Zehirli Yılan ile Zehirsiz Yılan’ı nasıl ayırdedebilirim?
* Zehirli yılan sokmasına durumunda ne yapmalıyım?
* Arada doğaya kamp yapmaya gidiyoruz, yılanlar bize zarar verir mi?
* Yılanlar faydalı hayvanlar mıdır?
* Evde yılan veya kertenkele beslememiz mümkün mü?
* Evimin bahçesine yılan girmemesi için ne yapmalıyım?

Türkiye’de kaç tür kertenkele vardır?
Türkiye’de 64 türe yakın kertenkele yaÅŸamaktadır, ancak bazı türler bazı herpetologlara göre alttür, bazılarına göre ise tür sayıldığından bu sayıda ufak tefek farklılıklar olabilmektedir.

Türkiye’de kaç tür yılan vardır?
Türkiye’de 54 türe yakın yılan yaÅŸamaktadır, ancak bazı türler bazı herpetologlara göre alttür, bazılarına göre ise tür sayıldığından bu sayıda ufak tefek farklılıklar olabilmektedir.

Türkiye’de zehirli kertenkele var mıdır?
Hayır! zehirli kertenkele Ne Türkiye’de ne de Avrupa’da zehirli kertenkele yoktur. Dünya’da sadece iki tür kertenkele zehirlidir (Heloderma suspectum, Heloderma horridum) bunlar da sadece Güney Amerika ve Kuzey Amerika’nın güney’inde yaÅŸarlar. Ancak bu iki tür kertenkelenin de zehir iletim sistemleri fazla geliÅŸmediÄŸi için insanlara zarar veremezler.
Ülkemizde yanlış olarak, yeÅŸil kertenkelelerin zehirli olduÄŸu sanılmaktadır. Bu çok yanlış bir inanıştır, ülkemizde zehirli kertenkele dünyada varolan iki zehirli kertenkele türü sadece Amerika kat’asında yaÅŸarlar.

Türkiye’de zehirli yılan var mıdır?
Evet Türkiye’de bulunan 54 yılan türünden 13 türü zehirli 3 türü yarı zehirli geri kalan 38 türü ise tamamen zehirsizdir. Ancak ne zehirli nede zehirsiz yılanlar, üzerlerine basılmadıkça, taÅŸ ve sopa ile korkutulmadıkça insanlara saldırmazlar, tersine kaçarlar.

Zehirli Yılan ile Zehirsiz Yılan’ı nasıl ayırdedebilirim? (Zehirli yılan tesiri, yılan tükütüğü)

Öncelikle ÅŸunu belirtmeliyiz ki, bir yılanın zehirli yada zehirsiz olduÄŸunu saptamak, çoÄŸu kez uzmanlık gerektiren bir konudur. Her ne kadar Türkiye’de bulunan yılanların zehirleri, saÄŸlıklı bir insanı öldürecek kadar güçlü deÄŸilse de, yine de canınızı oldukça acıtabilir, ve ciddi yaralanmalara neden olabilir bu bakımdan dikkatli olmak gerekir. Åžunu hiç aklımızdan çıkartmayalım ki; Hiç bir yılan taciz edilmedikçe insanlara saldırmaz ve ısırmaz, tersine insanlardan kaçar. Ayrıca zehirli yılanlar, tarım alanları ve bahçelerdeki fare, köstebek gibi kemirgenleri yiyerek beslendiklerinden, çok faydalı hayvanlardır. Bu bakımdan baÄŸ ve bahçelerinizdeki yılanları; ister zehirli ister zehirsiz olsun öldürmeyiniz!
Ülkemizde bulunan 54 tür yılandan sadece 13 türü zehirli, 3 türü yarı zehirli, 38 türü ise zehirsizdir.
Yarı zehirli tabir ettiğimiz yılanlar Colubridae familyasından:
Malpolon monspessulanus (Çukurbaşlı Yılan) Max boyu: 180cm - 2 Metre
Telescopus fallax  (Kedi Gözlü Yılan) Max boyu: 70-80cm  türleridir
Telescopus nigriceps (Siyah Bantlı Kedi Gözlü Yılan) Max boyu:68 cm.
Her üç yılanında zehir dişleri ağızın gerisinde bulunduğu için, vücudun  parmak gibi ince uzun kısımları, yılanın ağzına girmediği sürece insanlar için tehlikesiz, ancak küçük kertenkele ve fareler için ölümcüldür.
DiÄŸer 13 Zehirli yılan’ın 12’si Viperidae (Engerekgiller) Familyasına ait olup, diÄŸeri Elepidae familyasındandır zehirleri saÄŸlıklı bir insan için ölümcül olmasa bile (Acilen doktora gidilmelidir), ciddi yaralanmalara ve sakatlıklara neden olabilir ayrıca oldukça can yakıcıdır. Bunlar:
ipera lebetina (Vipera lebetina) (Koca Engerek) Max Boyu: 124cm
Montivipera albizona (Vipera albizona)
Montivipera bulgardaghica  (Vipera bulgardaghica)   >(Bolkar Engereği)  >
Montivipera raddei (Vipera raddei)  (Ağrı Engereği)Max Boyu: 1m
Montivipera wagneri  ( Vipera wagneri) (Vagner Engereği) Max Boyu 50-90cm
Montivipera xanthina s  (Vipera xanthina ) s(Şeritli Engerek) Max Boyu: 80cm, nadiren 1m
Vipera ammodytes (Boynuzlu Engerek) Maksimum boyu 1 Metre
Vipera barani  s(Baran Engereği) Max Boyu: 55cm
Vipera kaznakovi (Kafkas EngereÄŸi) (Caucasian Viper) Max Boyu: 60 -70cm
Vipera pontica (Çoruh Engereği) Max Buyu: 50cm
Vipera anatolica (Vipera ursinii anatolica) (Anadolu Küçük Engereği) Max Boyu: 50-60cm
Vipera eriwanensis (Vipera ursinii eriwanensis) (Küçük Engerek) Max Boyu: 50-60cm
Walterinnesia aegyptia (Çöl Kobrası) Max Boyu 120cm türleridir.
Bunların içinde büyüklük ve zehir keselerinin büyüklüğü bakımından en tehlikeli olabilecek türler:
ipera lebetina (Vipera lebetina)  Max Boyu: 124cm
Montiv ipera xanthina   (Şeritli Engerek) Max Boyu: 80cm, nadiren 1m  türleridir.
Vipera ammodytes (Boynuzlu Engerek) Maksimum boyu 90cm - 1 Metre
Ancak ne zehirli yılanlar ne de zehirsiz olanlar, üzerlerine basılmadıkça, köşeye kıstırılıp rahatsız edilmedikçe insanları ısırmazlar tersine kaçarlar. Bu yılanlar tarlalardaki kemirgenleri yediklerinden faydalıdırlar ve kesinlikle korunmalıdırlar.

Zehirli yılan sokmasına durumunda ne yapmalıyım?
Yılan sokması sonucu tedavi uygulanması tamamen doktorların işidir. Bu sayfada yazılanlar, tamamen konu hakkında bilgi edinmek isteyen kişileri bilgilendirme amacı taşımaktadır.  Bu sayfada yazılanların yanlış yorumlanması sonucu oluşabilecek kötü durumlardan hiç bir sorumluluk kabul edilmez.

Zehirin yayılması:
Zehirli Yılan ısırınca, zehir dişlerinden akan sıvı vücut içine iki koldan yayılır. Bunlardan biri kan dolaşım sistemidir. Fakat zehir dişinin doğrudan damar içine batması ender görülen bir olaydır. Böyle olduğunda zehir çabuk yayılır ve birkaç dakika içinde etkisini gösterir. İkinci yol lenf dolaşım sistemidir. Zehir vücut içine daha çok bu yol ile yayılır, lenf yoluyla yayılma yavaş olur. Fakat zehrin bazı toksik unsurları, temasa geldikleri dokuları ve ince damarları tahrip ederek kan ve lenf in dokular  arasına sızmasına neden olurlar. Lenf yoluyla yayılmada vücudun hareket ettirilmemesi gerekir. Çünkü hareket zehrin yayılmasını hızlandırır. Zehrin lenf yoluyla yayılması önlenmezse. Sonuçta zehir kana karışmış olur ve daha tehlikeli bir durum ortaya çıkar.

İlk Yardım:
Böyle bir durumda yapılacak ilk işler aşağıdadır.
Isırılan kişi, ısıran yılanı yakalamaya çalışmamalıdır; çünkü bu durum diğer ısırma ve yaralanmalara sebep olabilir, ayrıca hareket zehirin yayılmasını çabuklaştırır. Hastahanelerde farklı yılanlar için farklı tip antiserumlar yoktur bu bakımdan yılanın türünü hassas olarak belirlemenin fazlaca bir anlamı da yoktur. Her yılan ısırması zehirli bir yılan ısırması anlamına gelmez, çoğu kez insanlar, zehirsiz yılanlar tarafından ısırılır. Hatta zehirli bir yılan ısırsa bile her zaman zehir enjekte etmeyebilir.
Yılan türlerinin ısırmalarında, şayet zamanında önlem alınırsa, ölüm çok enderdir. Tedavi edilmemiş engerek ısırmalarında dahi 24 saat içinde bir ölüm olayına pek rastlanmaz. Bununla birlikte yılan ısırmaları ciddiye alınmalıdır. Derhal mekanik emme yapılmalıdır. Şayet yarım saat içinde ısırılan yerde bazı belirtiler ortaya çıkarsa bir zehirlenme ihtimali vardır. Bu durumda tedaviye geçmek için vakit kaybedilmemelidir. Ancak telaşlanma ve heyecan aynı şekilde tehlikeli olabilir. Bu bakımdan hasta yatırılmalı ve sakinleştirilmelidir.
Bazı hassas kimselerde (yılan zehirine aşırı duyarlı) ısırılma olayından hemen sonra kasılmalar ortaya çıkar, bu durumlarda mümkün olduğunca çabuk tıbbi yardım gereklidir.

Eğer bir zehirli yılan tarafından zehirlenme olayı gerçekleştiyse:
Türkiye’deki zehirli yılanların bir kaçı hariç neredeyse tamamı Vipera cinsine aittir, yani engerekdir. Engereklerin zehri kanın yapısını bozar bir kiÅŸi engerek tarafından ısırıldıysa ve engerek hatırı sayılır miktarda zehir enjekte ettiyse: Bölgesel aÄŸrı, ÅŸiÅŸme, ödem, deri renginin deÄŸiÅŸmesi ortaya çıkacaktır. Bazı durumlarda yara ve hastanın diÅŸetlerinde kanamalar meydana gelir. Ciddi zehirlenmelerde ise dirsek ve diz üzerine geçen ÅŸiÅŸmeler veya kanamalar 2 saat içinde görünebilir.
1) Isırılan yeri su ile yıkayıp üzerindeki yüzeysel zehirden kurtulun, ısırma yerini kesinlekle ovuşturmayın ve  8-10 cm. kadar üzerinden bir bağ ile (mendil, kravat, serum lastiği) ile sıkmak. Bağ ne çok gevşek nede çok sıkı olmalıdır ve arada gevşetilmelidir. Buradan amaç deri altındaki lenf hareketini durdurmak ama kan dolaşımına engel olmamaktır, baskı bu düzeyde olmalıdır, bilekteki nabız atışı hissedilmelidir. Ayakta ise nabız atışı topuktan alınmalıdır. Hastaya kesinlikle alkol VERİLMEMELİ, Antihistaminik ilaçlar VERİLMEMELİDİR.
2) Eğer ısırık zehirli yılan ısırığıysa ve yılan zehir boşalttıysa (ki her yaklaşık 3 ısırma olayından birinde boşaltmayabilmektedir)  eğer hastayı 1 saat içerisinde bir hastahaneye yetiştiremeyeceksek o zaman (Bunu ısırma yerine yakın çok büyük ağrı, şişkinlik, ödemli kızarıklık ve morarma oluşmasıyla anlarız.) Isırılan yerin biraz üstünü antiseptik (Alkol, tentürdiyot vs.) ile temizledikten sonra temiz bir enjektörün on kısmını bıçak ile kesip bir çeşit emme pompası oluşturup, bununla ısırın yerini emdirerek zehrin boşaltılmasını sağlamamamız gerekir. Bu olayın ısırmadan ilk 15 dakika içinde yapılması çok faydalıdır yarım saat geçtikten sonra yapılacak müdahalelerden fayda sağlanamamaktadır.
3) Lenf ve bununla birlikte zehrin çıkması için emme işleminin vantuz ile yaklaşık 15-20 dakika boyunca çekilmesi gerekir. Ağız ile emilecekse, emen kişinin ağzında yara bulunmamalıdır ve emilen sıvı derhal tükürülmelidir. Ancak ağız ile emmektense daha iyisi plastik büyükçe bir şırınganın ön kısmı kesilerek vantuz olarak kullanılmalıdır ve zehir bununla emilmelidir. Kesinlikle insizyon (kesi) yapılmamalıdır. Hasta mümkün olduğunca yavaş hareket ettirilmeli ve kendisine kesinlikle alkollü içecek verilmemelidir çünkü bu zehrin kana karışmasını hızlandırır.. Hastaya hiç bir tedavi uygulanmasa bile ölüm olayı (Yılan büyükse ve tüm zehirini boşalttıysa ve ısırılan kişi sağlıklı değilse)  24 saatten önce gerçekleşmez bu yüzden acele edip yanlış bir hareketten kaçınılmalıdır. Yılan zehirinin emilmesi işlemi yılan ısırmasından hemen sonra yapılırsa etkisi artar ısırma olayından yarım saat geçtikten sonra yapılacak olan emme işleminin bir faydası olmaz.
4) Hastaya Yılan Serumu enjekte etmek ve diğer rahatsızlıkları bakımından tedavi altına almak için, en kısa zamanda bir doktora başvurması veya bir hastaneye götürülmesi gereklidir Gerekiyorsa yılan serumu bir doktor nezaretinde yapılmalıdır çünkü serum,  sadece 2. ve 3. tür zehirlenmelerde uygulanır. Çünkü bir görüşe göre panzehir aşırı duyarlılığı olan kişilerde ölümcül anaflaktik  şoklara neden olabilir. Eğer yukarıda belirtildiği gibi hastanın ısırılan yeri mekanik emme yöntemiyle emildiyse 1. tür zehirlenmelerde yılan serumu uygulaması yapılmamaktadır.

Bu arada yeri gelmişken bu dereceleri ve doktor tarafından uygulanacak serum dozunu yazalım.
1. Derece: Yılanın soktuğu yerde şiddetli ağrı ve zonklama diş çevresinde 3-6 cm arası ödemli kızarıklık, görülür. Zehir emildiyse seruma gerek yoktur, 12 saat içinde belirtiler kaybolur. Zehir emilmediyse baldırın ön-yan yüzü veya kalçadan 1 ampul yılan serumu yaptırmak (Bir doktora) yeterlidir. (Önceden antiseruma alerji olup olmadığı kontrol edilmelidir)
2. Derece: 1. derecedeki belirtilere ilaveten, şişkinlik ve kızarıklıklar vücuda yayılmaya başlar, ödemli bölgede kanamalı lekeler ve morluklar belirir. Bunlara ilave olarak; Terleme, bulantı, kusma, karınağrısı, hafif ateş varsa, bu 2. dereceden bir zehirlenmedir ve doktor tarafından 1 ampul yılan serumu iv. olarak, bir ampul de kalçadan olmak üzere toplam 2 ampul serum yaptırılır (doktor nezaretinde).
3. Derece: 1 ve 2. Derece zehirlenmelere ilaveten, belirtiler büyüyerek artarsa, vücut ısısı düşmeye başlar, nabız atışları artar ve hasta şoka girerse bu 3. dereceden bir zehirlenmedir ki. Bu durumda hastahanede doktor tarafından damardan en az 5 ampul serum yapmak gerekir
4. derece: (Türkiye’deki yılanlarada görülmez) Genellikle çıngıraklı yılan sokmalarında görülen çok daha ağır belirtiler gösteren bir zehirlenmedir, Türkiye’deki yılan türlerinin ısırmasıyla bu tür zehirlenme olamayacağından, akılları karıştırmamak için bu tür zehirlenmeyi anlatmıyorum.
Bu müdahalelerin hepsinin hastahanede yapılması gereklidir ayrıca hasta müşahade altına alınmalı Tansiyon kontrol altına alınmalı, kan sayımı yapılmalı, kandaki fibrinojen düzeyi, trombosit sayısı, protrombin zamanı, azot düzeyi ve elektrolitler incelenmeli, hatta bunlar 2-8 saat arayla tekrarlanmalıdır. Ayrıca alyuvarlardaki olası yapısal değişiklikler belirlemek amacıyla periferik yayma da yapılmalıdır. Tansiyon düşmesine eşlik eden asidoz (kanda asitlik düzeyinin yükselmesi) durumunun sık sık laktat düzeylerinin ölçülmesi gerekir. İdrar incelemeleri sonucunda olası alyuvar yıkımına bağlı hemoglobinin ve olası kas dokusu yıkımına bağlı miyoglobin varlığı belirlenebilir. Dışkıda gizli kan da aranmalıdır. Tedavi buna göre sürdürülmelidir. Eğer bu kişiye daha önce yılan serumu uygulandıysa bunu doktora mutlaka söylemek gereklidir çünkü yılan serumları aynı kişide 2 veya 3. kullanımdan sonra hastanın anaflaktik şoka girmesine neden olabilir varsa bu durum doktora önceden bildirilmelidir.
Tabi bu sayılanlar çok ağır vak’alar için geçerlidir ki normalde Türkiye’de bu türden ölüm olaylarına rastlanmamıştır. Türkiye’deki yılan sokmalarında eÄŸer zehir emildiyse en fazla 2. dereceden bir zehirlenme gerçekleÅŸebilir o da hasta büyük bir engerek tarafında ısırıldıysa ve engerek bütün zehirini enjekte ettiyse.

Arada doğaya kamp yapmaya gidiyoruz, yılanlar bize zarar verir mi?
Öncelikle yılanlar insanlara durduk yere kesinlikle saldırmazlar, tersine kaçarlar. Bu bakımdan bir yılanla karşılaştığınızda eğer kaçmıyorsa onu rahatsız etmeden yanından geçebilirsiniz. Böyle bir durumda sopa ile yılanı rahatsız etmek veya taş atarak kaçırmaya çalışmak doğru davranışlar değildir.
Zehirli yılan sokmalarında yapılması gereken ilkyardımı bilmek bir çok bakımdan faydalı olacaktır ancak daha önemlisi yılana kendinizi hiç ısırtmamaktır. Dolayısıyla kendinizi yılanlara ısırtmamak için yapmanız gerekenleri bilirseniz tatsız durumlarla hiç karşılaşmamız olursunuz.
Yılanlar sağırdırlar ve duyamazlar çünkü dış ve ortakulakları bulunmaz, sadece yerdeki titreşimleri algılayabilirler, dolayısıyla normal bir yürüyüş temposuyla yürüdüğünüzde çevredeki yılanlar titreşimleri algılayacak ve kaçacaklardır ancak sessizce yürüdüğünüz takdirde bir yılanla karşılaçabilirsiniz ki bu durumda onu rahatsız etmezseniz size karşı her hangi bir zararı olmayacaktır.
Yılanlar dişlerini kapalı ve uzun konçlu bir ayakkabıya batıramazlar dolayısıyla bu gibi yerlerde bu tür ayakkabı ve uzun pantolonla dolaşanlar emniyette olacaklardır.
Bulunduğunuz ortamdaki kaya ve kütükleri asla kaldırmayınız. Eğer kaldırmanız gerekirse kütüğü ileri doğru yuvarlamak yerine ilerisinden tutup kendinize doğru çekin böylelikle yılan size doğru değil, ileri doğru kaçacaktır.
Yılanlar aşırı korkmadıkça, rahatsız edilmedikçe, köşeye sıkıştırılmadıkça ve üzerlerine basılmadıkça asla bir insanı ısırmazlar. Türkiyedeki yılanların çoÄŸunun zehirleri saÄŸlıklı bir insanı öldürecek düzeyde deÄŸildir yine de canınızı oldukça yakabilir ve dedavi uygulanmazsa ciddi yaralanmalara neden olabilir. Kalp ve damar hastalıkları, ÅŸeker, tansyon ve böbrek yetmezliÄŸi durumları olan kiÅŸilerde veya yüksek miktarda alkol almış kiÅŸilerde ise çok daha tehlikeli sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu bakımdan yılan sokmaları ciddiye alınmalı ve en kısa sürede bir hastaneye gitmelidir. Türkiye’de kayıtlara göre yılan sokmasıyla ölüm olayına rastlanmamakla birlikte tedbiri elden bırakmamak da fayda vardır.
Yılanlar genellikle çalı altlarında ve bir yere öbek olarak yığılmış, saman, yada çalı çırpı altında saklandıklarından kamp yada piknik alanında ateş yakmak için çalı ararken dikkatli olmalı ve bu gibi yerlere çıplak elinizi sokmamalıyız. Önce bir sopa ile çalılarda gürültü yaparak yılanın kaçmasını sağlayınız.
Harabe yada terk edilmiş kulube gibi yerlere girerken çok dikkatli olmalı bu ve bu gibi yerlerde yılanların bulunabileceği düşünülmelidir.
Kamp kurarken kamp yeri seçimi çok önemlidir, taşlık, kayalık ve çalılık yerlere kamp kurmayınız çünkü bu gibi yerler yılanların sıkça bulunduğu ve bulunmaktan hoşlandığı yerlerdir.
Zehirli yılanlar genellikle güneşin battığı ve doğduğu alacakaranlık saatlerinde ve gece avlanırlar ve bu saatlerde ortaya çıkarlar bunun için ateş için odun toplama işini bu saatlere bırakmayınız.
Yerde gördüğünüz delikler genellikle tarla faresi, köstebek gibi hayvanların açtığı deliklerdir ancak yılanlar da bu deliklere girip kemirgenleri yedikten sonra saklanmak amacıyla kullanabilirler.
Ne olursa olsun zehirli veya zehirsiz hiç bir yılanı kesinlikle öldürmeyiniz! Bir çok yılan ülkemizde koruma altındadır ayrıca kemirgenleri yiyerek sayılarının artmasına engel olduklarından faydalıdırlar.

Yılanlar faydalı hayvanlar mıdır?
Elbette yılanlar fare nüfusunu kontrol altında tuttukları içim tarım için çok faydalı hayvanlarıdır. Bir farenin bir defada 9 yavru doÄŸurduÄŸu ve bu yavruların 1′er aylık olunca doÄŸurabildiÄŸini ve her birinden tekrar 9′ar yavru çıktığını düşünürseniz 2. ayda 1+9+81=91 yavru doÄŸacak  3. ayda 91×9 =819+91=910 fare artık hesaplayın 1 yılın sonunda kaç fare dünyaya geleceÄŸini.
Eğer siz etrafınızda bu kadar çok fare görmüyorsunuz bunun sebebi çevredeki yılanlardır. Bu yüzden yılanlar doğanın dengesinin korunması için öldürülmemeli ve korunmalıdır.
Bazı köylerde yılanların öldürülmesi neticesinde, fare sayısı inanılmayacak derecede artmış, ziraat felç olmuÅŸtur, yine yılanların çiftçilerce öldürülmesi sonucu fare sayısı artmış, sonuçta İngiltere’den parası ile yılan ithal etmek zorunda kalmışlardır. DoÄŸa üzerinde hiç bir varlık gereksiz yaratılmamıştır.

Evde yılan veya kertenkele beslememiz mümkün mü?
Yılan ve kertenkeleler evcil hayvanlar değildir, onları evde beslemek için vücut ısılarını korumaya yarıyan özel UVA ve UVB ampulleri, özel ısıtıcılar ve bolca canlı yem gerekmektedir, yurtdışında bu tür malzemeleri satan yerler bulunmakla birlikte, ülkemizde bulunmadığından, evde yılan, kertenkele ve bukalemun beslemek bu hayvanlara eziyet etmek anlamına gelecek ve doğal hayata alışkın hayvancıklar, kısa zamanda öleceklerdir.
Ayrıca bazı büyük şehirlerimizde bu hayvanlar doğadan toplanarak çok kötü şartlarda aç ve suzuz bırakılmakta ve insanlara satılmaktadır. Çoğu kez doğadan toplanmış bu hayvanlar bir litrelik pet şişenin içinde haftalarca su ve yiyecek verilmeden aç bilaç saklanmaktadır. Bu pet şişenin içinde sıkışık haldeki bir metre boyundaki yılanlar  böyle uygunsuz koşullarda kendi dışkıları  içinde haftalarca karanlık bir ortamda acı ve işkence çekmekte, çoğu ölmekte ölmeyenler 3-4 kuruş kazanmak uğruna insanlara satılmaktadır. Bu hayvanların da çoğu alındıktan 1-2 hafta içinde ölmektedir.
Doğadan sürüngenleri toplayarak bu türden kanunsuz ve insafsız hayvan ticareti yapan bu insanların(!) ekmeğine yağ sürmeyelim ve evde beslemek için doğadan toplanmış bu sürüngenleri satın alarak bu çirkin oyuna alet olmayalım. Hem kanunen hem de vicdanen suç işlemeyelim.
Unutmayalım ki sürüngenler insanların odalarına koyacakları süs bitkileri değildirler, ev hayvanı hiç değildirler.

Evimin bahçesine yılan girmemesi için ne yapmalıyım?
Yılanlar insanlardan kaçarlar ve genellikle insanların bulunduğu yere gelmezler. Eğer evinizin bahçesine yılan girdiyse bu ya bir fareyi avlamak içindir yada saklanmak için. Bu durumda evinizin bahçesinde yılanların saklanmasını olanaklı kılacak ortamları kaldırırsanız, yılanlar bahçenizde açık alanda boy hedefi olmak istemeyeceğinden uzun süreli sınır ihlalleri yapmayacaktır.

Bahçenizde bulunan:
Kutular, dolaplar, sandıklar, küfeler, saman yığınları, kütükler, bir yere istiflenmiş odunlar, çalılıklar, biçilmiş ama bir kenara yığılmış çimler yılanlar için ideal saklanma yerleridir. Yine bahçenizde bulunan çukurlar, delikler, kapısı açık bırakılmış bodrumlar, merdiven altları, su ve elektrik sayacı dolapları yılanların saklanabileceği yerlerdir.
Bu tür ortamları ortadan kaldırmanız yada kapalı tutmanız işe yarıyacaktır.

Kaynak: fisek.com.tr

hayvanansiklopedisi.com

Piton Yılanının Avlanması

October 30th, 2007 by admin

piton kanguru yakalamış

Piton yılanı acımasız bir avcıdır. Çok güçlü ve hızlıdır. İri cüsseli, hareketli ve kuvvetli hayvanları bile kolayca yakalayıp etkisiz hale getirebilir. Yukarıdaki resimde bir piton yılanının koca bir kanguruyu nasıl yatırıp, yemeye başladığını görüyoruz.

Yılanların genel özelliklerindeki gibi pitonlarda da vücutlarını örten boynuzsu tabakanın kalınlaşmasından pulları meydana gelmiştir. Bu sayede vücuttaki suyun buharlaşma ile kaybı önlenmiş olur. Vücutlarını örten pulların şekli ve rengi sınıflandırmada önemli rol oynar.Salgı bezleri olmadığından derileri daima kurudur. Büyümeyi engellediği için zaman zaman deri değiştirirler.

pitonlar

Aç bir piton yılanı kadar tehlikeli çok az hayvan vardır. Ancak piton yılanları tok karnına avlanma ihtiyacı hissetmediğinden tehlikesizdirler. Eğer karınları tok ise piton yılanı uslu bir solucandan farksızdır.

 

pitonlar

 

En uzun yılanlar arasında yer alan piton, Asya ile Afrika’nın genellikle tropik kesimlerinde ve Avustralya’da yaşıyor. Birmanya’nın güneyinde, Endonezya ve Filipinler’e kadar uzanan bölgede yaÅŸayan, gövdesi köşeli desenlerle bezeli kafesli piton, Anakonda’dan sonra en uzun yılan türüdür.oyu 6 metreye kadar uzayan pitonlar, Boa yılanının akrabaları olarak biliniyor.

 

pitonlar 4

Pitonlar avlarını boğarak öldürürler. Pitonların büyükleri, küçük bir keçi, domuz ya da geyiği yutabilirler. Vücutları resimde görüldüğü gibi koca bir kanguruyu alacak kadar genişleyebilir. Ancak pitonların avları genellikle küçük memeliler, kuşlar veya sürüngenler gibi daha küçük hayvanlardır.

Yurdumuzda Pitonlar:

Manisa’nın Gördes İlçesi’nde yıllardır varlığı bilinen ancak yakalanamayan dev piton yılanı, dün gece yol üzerine ölü olarak bulundu. 68.62 kilo gram ağırlığında ve 3.76 cm. boyundaki piton yılanı köylüleri hayrete düşürdü. Konuyla ilgili edinilen bilgilere göre, Gördes’e baÄŸlı Efendili Köyü’nde yaÅŸayan Åžekip Uçmak isimli vatandaÅŸ, saat 22.30 sıralarında misafirlerini otomobiliyle ilçeye götürürken yolda dev bir yılanla karşılaÅŸtı. Yerde hareketsiz ÅŸekilde duran dev piton yılanını görünce hayrete düşen Åžekip Uçmak, kardeÅŸi olan köy muhtarı Ahmet Uçmak’ı telefonla arayarak gördüğü manzarayı anlattı.

pitonlar 5

piton yılanıc Olay yerine giden muhtar Ahmet Uçmak, kardeÅŸi Åžekip Uçmak ile birlikte dev yılanı bir çuvala koyarak köy maydanına getirdi. Dev piton yılanını duyan köylü vatandaÅŸlar köy maydanında toplanarak yılanı inceledi. Gördükleri manzara karşısında donup kalan köylüler yılanın boyunu ve kiloçusu ölçtüler. 3 metre 76 cm. boyunda ve 68 kilo 62 gram ağırlığında olduÄŸu anlaşılan yılanın bir otomobil tarafından ezilmiÅŸ olabileceÄŸi belirtildi. Köy muhtarı Ahmet Uçmak, 1987 yılından buyana köy civarında dev bir yılanın dolaÅŸtığını ifade ederek, “Köyde bazı piton kanguruvatandaÅŸlarımız dev bir yılan gördüklerini söylerler ama bir türlü görememiÅŸtik. Hatta bazı köylü vatandaÅŸlarımız tarlalarında çalışırken büyük korku yaÅŸarlardı. Ben ise bu söylentilere inanmıyordum. Yöremizde bu tür yılanların olabileceÄŸi aklıma gelmezdi. Bu ölü olarak bulduÄŸumuz yılan köyde sözü edilen yılan mı bilmiyorum ama bu yılanın da yalnız olduÄŸunu tahmin etmiyorum. Bunu yetkililere bildireceÄŸiz ve gerekirse bulunduÄŸu çevrede bir araÅŸtırma yapılmasını isteyebiliriz” dedi.
Haber:haber7

KORKUNÇ ÇINGIRAKLI YILAN

October 1st, 2007 by ozlem0409

(Crotalus terrificus)

«Korkunç çıngıraklı yılan», Güney Amerika’nın biricik çıngıraklı yılanıdır. Bunun da kahverengi sırt; bir sıra açık renkle çevrili koyu kahverengi ve enli baklavalarla süslüdür. Bu çıngıraklı yılan Güney Amerika’ nın Arjantin’e kadarki en büyük kısmında yaygındır. Çok benzediÄŸi pırlanta sırtlı türün aksine rutubetli kıyı ormanlarında bulunmaz, kıtanın içlerindeki kurak, kayalık ve kumluk bölgeleri ve isteplerin otlarıyla dikenli çalılarını sever. Bu yılan, çanta ve kemer yapımına yarıyan derisi için çok öldürülür.
Yılan uzmanları çıngıraklı yılanların en âzından yirmi sekiz türünü sayarlar, fakat alt türleri de sayılırsa altmışı aÅŸkın çeÅŸit karşımıza çıkar. Bunların en büyük kısmı BirleÅŸik Amerika’nın güney batısı ile Kuzey Batı Meksika’da yaygındır
«Sistrurus» grubu üyelerinin çıngıraklı yılanların en ufak türleri olduÄŸunu gördük. «Karolina yer çıngıraklı yılanı» veya öbür adiyle «cü ce çıngıraklı yılan» dan (Sistrurus miliarus) saldırganlığı sebebiyle çok korkutursa da, zehiri insanı öldürmeye yeterli deÄŸildir. Bu tür, çıngırağının ufaklığı sebebiyle dikkati çeken kül rengi üzerinde koyu noktalı bir yılandır. BirleÅŸik Amerika’nın güney doÄŸusunda bulunur. «Massasauga» beya öbür adıyla «bataklık çıngıraklı yılanı» (Sistrurus catenata), BirleÅŸik Amerika’daki ve Kanacia’daki bataklıkların kurutulmasından önce pek boldu.

ELMAS ÇINGIRAKLI YILAN veya öbür adıyla BAKLAVALI ÇINGIRAKLI YILAN

October 1st, 2007 by ozlem0409

Bu yılan, BirleÅŸik Amerika’nın güney doÄŸusundaki kurak köşelerde ve Orta Amerika’da yaygındır. Çukur engerekgilerinin arasında sessiz çıngıraklı yılan’dan sonra en irisi budur. Adi- çıngıraklı yılan veya öbür adiyle orman çıngıraklı yılanı’ ndan açık ve koyu renk halkalı kuyruÄŸu ve sırtının deseni itibariyle ayrılır. Bir sonraki deri deÄŸiÅŸimine kadar gitgide koyulan yeÅŸilimsi veya altın tonlu kahverengi zemin, üçlü bir baklava zinciriyle süslüdür. Bu çıngıraklı yılan akarsu, göl, ve deniz kıyılan gibi rutubetli köşeleri sever. Adadan adaya yüzerek geçmekten çekinmeyen iyi bir yüzücüdür. Rahatsız edilmedikçe yavaÅŸ hareketlidir ve kuyruÄŸunun çıngıraklarını da öttürmez. Aslında akrabalarından da daha zehirlidir. Esaret hayatına kolay uyar.

ORMAN ÇINGIRAKLI YILANI

October 1st, 2007 by ozlem0409

(Crotalus horridus)

«Orman çıngıraklı yılanı», çıngıraklıyılangillerin en yaygın türüdür. Vücudunun rengi donuk bir gri-kahverengi, üzerindeki desen üç sıra iri ve düzensiz lekelerden, ya da enine siyah zikzaklı yollardan meydana gelmiştir. Karnı sarımsı - beyaz zemin üzerine küçük siyah noktalı. kuyruğu biteviye siyahtır. Çok ihtiyar dişilerin 200 santim uzunluğunda oldukları söylenirse de, uzunluğu 160 santimi geçenlerine ender rastlanılır.
Orman çıngıraklı yılanıma yurdu Meksika Körfezinden BirleÅŸik Amerika’nın batısında 46 derece kuzey enlemine kadar uzanır, doÄŸuda bu kadar kuzeye çıkamaz. Akarsularla çevrili bereketli ve otluk ovaların güneÅŸli ve kayalık tepe noktalarını tercih eder. Hava deÄŸiÅŸiklikleri karşısında çok hassas olduÄŸundan bir günün içinde dahi devamlı yer deÄŸiÅŸtirir. Bu çıngıraklı yılanın en büyük düşmanı sert bir kıştır. Kış yaklaşırken bazen yüzlercesi boÅŸ evlere sığınıp soÄŸukların geçmesini beklerler.

ÇINGIRAKLI YILANLAR NE KADAR YAŞAR

October 1st, 2007 by ozlem0409

Çıngıraklı yılanlar genellikle esaret hayatına uyamazlar. Bundan ötürü de esaret hayatındakilere bakarak bu yılanların normal hayat süreleri hakkında bilgi edinilemez. Fakat kazaya uğramadıkça, bir çıngıraklı yılanın yirmi, hatta otuz yıl yaşaması mümkündür.

ÇINGIRAKLI YILANLAR NASIL ÜRER

October 1st, 2007 by ozlem0409

İlımlı bölgelerdeki çıngıraklı yılanların çoğu ilkbaharda çiftleşirler.
Yavrular ise yz sonunda veya sonbaharda dünyaya çıkarlar. Bir batındaki yavru Sayısı iki ileotuz arasında deÄŸiÅŸir. Pasifik çıngıraklı yılanları’nın kimi bozuk olan 5 - 33 yu murta yumurtladıkları görülmektedir.
Bu türdeki canlı yavru sayısı çoğunlukla on etrafindadır. Ortalama yavru sayısı, tabiî türüne göre değişir
BirleÅŸik Amerika’da diÅŸi çıngıraklı yılanlar iki buçuk yaşından itibaren üremeye baÅŸlarlar. Sıcak bölgelerdeki türler genellikle her yıl, daha kuzeysel enlemlerdekiler ise iki yılda bir yavrularlar.
Yavru çıngıraklı yılanlar doğar doğmaz gezintilere çıkarlar. Anne ve babalarının yanında kaldıkları inanışı doğru değildir. Ergin çıngıraklı yılanlara en kalabalık olarak ilkbahar başlarındaki üreme mevsiminde rastgelinir. Bunlar ya kendilerine eş arıyorlardır, ya da kış uykusunu takip eden açlık tesiriyle avlanmaya çıkmışlardır.

ÇINGIRAKLI YILANLARIN AVLARI ve DÜŞMANLARI

October 1st, 2007 by ozlem0409

İri çıngıraklı yılan türleri ve özellikle pırlanta sırtlı çıngıraklı yılanlar daha çok taşvan avlarlar. Yer sincapları, kır köpekleri ve «fare» ya da «sıçan» adiyle karşımıza çıkan birçok kemiriciler, birçok bölgelerde çıngıraklı yılanların başlıca yiyeceğidir. Bazı bölgelerdeki çıngıraklı yılanlar, meselâ genç Pasifik çıngıraklı yılanları ve daha küçük türler, en çok kertenkeleleri yerler. Tabiat bilginleri, çıngıraklı yılanın üreme mevsiminde ağırlığının en az bir misli yiyecek yemek zorunda olduğunu ileri sürmüşlerdir. Çoğu çıngıraklı yılanların, bu en faal mevsimlerinde haftada, ya da on günde bir karınlarım doyurdukları tahmin edilmektedir.
Çıngıraklı yılanların, üstün savunma mekanizmalarına raÄŸmen, birçok düşmanları da vardır. BaÅŸta insanoÄŸlu gelir. Kartalgiller, baykuÅŸlar ve kargalar gibi kuÅŸlar da bazen çıngıraklı yılan öldürürler. Kral yılanları çıngıraklı yılanların ufaklarına saldırır. Kaliforniya’da ele geçen bir kral yılan üç ufak çıngıraklı yılan küsmüştü. Geyik ve keçi gibi toynaklı hayvanların da onları çiÄŸnemek suretiyle çıngıraklı yılanları öldürdükleri görülmüştür.

İRİLİ UFAKLI ÇINGIRAKLI YILANLAR

October 1st, 2007 by ozlem0409

Çıngıraklıyılangiller’de 60 santimlik ufak yılanlar olduÄŸu gibi, uzunluÄŸu 210 santimi geçenler de vardır. BirleÅŸik Amerika’nın Blorida eyaletinde ele geçen bir doÄŸu «elmas sırtlı çıngıraklı yılanı» (Crotalus adamanteus) hemen hemen 220 santim uzunluÄŸundaydı. Bununla beraber 180 santimden uzun çıngıraklı yılanlar enderdir. BirleÅŸik Amerika’ nın güney batısındaki çöllük bölgelerde rastlanan en iri çıngıraklı yılan «çöl elmas sırtlı çıngıraklı yılanı» dır (Crotalus atrox). Bu türün Texas’ta 215 santim uzunluÄŸunda olanlarına rastlanmışsa da, çoÄŸu 180 santimden az kısadır. Meksika batı kıyısı çıngıraklı yılanı (Crotalus basiliscus) da aÅŸağı yukarı aynı uzunluktadır. «Güney Amerika’nın biricik çıngıraklı yılanı» (Crotalus terrificus) da genel olarak 180 santimden az kısadır.
Küçük çıngıraklı yılanların üç türü «Sistrurus» grubunda topludur. Bunların irisi olan «Massasauga» (Sistrurus catenatus) hemen hemen
90 santim uzunluğundadır. «Karalına yer çıngıraklı yılanı» (Sistrurus sistrurus miliarus) daha ufaktır: Uzunluğu ender olarak 60 santimi geçer.
«Crotalus» grubu çıngıraklı yılanları’nm en ufak türü aynı zamanda en ender rastlanan çıngıraklı yılan olan «uzun kuyruklu çıngıraklı yılan» dır (Crotalus stejnegeri). Meksika’nın bazı daÄŸlık bölgelerinde yaÅŸayan bu çıngıraklı yılanların uzunluÄŸunun 60 santimi bulduÄŸu görülmemiÅŸtir.